27 Mayıs 2011 Cuma
Enerjik Bakış Sergisi
Benimde bir çalışmam ile katkıda bulunduğum İFSAK-İzocam ortak projesi olan "Enerjik Bakış" sergisi ile ilgili detayları aşağıda bulabilirsiniz:
İnternet Sitesi :
http://www.enerjikbakis.com/
İzocam “Enerji Verimliliği”ne bu kez sanatsal yaklaşımla vurgu yapıyor. İzocam ve İFSAK (İstanbul Fotoğraf Sinema Amatörleri Derneği) işbirliğinde hayata geçirilen Enerji’k Bakış Sergisi ile farklı meslek gruplarından çok sayıda sanatçı “enerji”ye dikkat çekiyor
“Enerji’k Bakış” sergisinde “Enerji Verimliliği” temalı 100’den fazla fotoğraf ve o fotoğraflardan yola çıkarak yazılmış metinler ve karikatürler ile birlikte bu projeye özel hazırlanmış iki beste, bir kısa film ve bir animasyon film yer alıyor.
Sanat dünyasının önde gelen isimlerinin de destek verdiği sergide, küresel gündem konuları arasında yer alan “Enerji Verimliliği” teması işleniyor. Yetkin Dikinciler, Kadir İnanır, Sunay Akın gibi sanatçıların yazıları ile destek verdiği projede, Feridun Düzağaç, İzzet Kehribar gibi daha birçok isim de fotoğraflarıyla yer alıyor.
Sergi 25 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasında Barbaros Bulvarı üzerindeki İstanbul Modern Sanatlar Galerisi’nde sanatseverleri ağırlayacak.
24 Mayıs 2011 Salı
National Geographic Türkiye 10. Yıl Sergisi
Geçtiğimiz pazar günü fotoğraf proje çalışmalarını yürüttüğüm İnşaat Mühendisleri Odası üyesi fotoğrafçı arkadaşlar ile birlikte National Geographic Türkiye 10. Yıl Sergisi'ni gezdik.
Sergide yer alan fotoğraflar 123 yıllık National Geographic arşivinde bulunan 8 milyon kart baskı arasından seçilmiş.
Gün ışığına çıkmamış fotoğraflardan oluşan "Görmediğimiz Türkiye" sergisi Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan dönemi kapsıyor.
Ben çok değerli buldum sergiyi. İlk cumhuriyet yıllarının "modern Türkiye'sini" görmek isterseniz mutlaka izlemeniz gereken bir sergi.
22 Kasım 2010 Pazartesi
Tepeköy'de Panagia Yortusu Fotoğraf Gösterimize davetlisiniz..
Tepeköy'de Panagia Yortusu..Ben olabilmenin hayali ile devinen insanoğlu, bir yandan da bu duygunun aksine, ait olma arzusu ile bir “ortaklığın” üyesi olmayı ister ve başka başka ortaklıklarda kendine yer bulur. Kimi zaman yaşanılan toprakta kimi zaman bir millette kimi zaman bir dinde kendini gösterir. “Din ortak bilinci”nin içinde, ötekiyle yapan ve eden insanoğlu ritüellerde de el eledir. Dinlerdeki ritüeller aynı zamanda bir buluşma noktasıdır.
Hristiyan inanışa göre her yıl 15 Ağustos’ta Meryem Ana’ya ithaf edilmiş “panagia” olarak adlandırılan kiliselerde Meryem Ana’nın göğe yükselişi bayram olarak kutlanır. Tepeköy’de bu kutlamalar dinsel bir ritüelden öte bir başka kavuşmaya da sahne olur. Gökçeada, mübadele dışında bırakılan ve eskiden çoğunluğunu Rumların oluşturduğu bir adadır. 1964–1974 yılları arasında ve özellikle Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra yaşanan çok yoğun göç sonucu oldukça azalmış olan Rum nüfusunun büyük kısmı, doğduğu toprakları terk etmeyen yaşlı nüfustan oluşur.
Yıllar önce köylerinden ayrılanlar, hala kendilerini ait hissettikleri topraklara “evlerine” gelirler, adada yaşamakta olan az sayıdaki akrabalarıyla buluşurlar.
14 Ağustos günü kilisede ayin düzenlenir. Ardından bir çok dinde yer bulan kurban kesimi gerçekleşir. Gece boyunca kazanlarda pişen bu etler ertesi gün, kilisede yapılan dualarla kutsanarak dağıtılır. Mezarlıklar ziyaret edilir ve Nekrodipna olarak adlandırılan çok eski bir geleneğe göre burada ziyarete gelenlere evlerden getirilen kurabiyeler, şekerlemeler ikram edilir. Akşam ise köyün meydanında bu bayramı tamamlayan bir eğlence düzenlenir. Uzaklıklar, özlemler o an son bulur. Ertesi gün, bir sonraki yıl tekrar buluşana dek Tepeköy yine eski sakinliğine ve yanlızlığına bürünür.
Aynı çileler için tutulan oruçlar, yakılan mumlar...
Gözlerde, alınan nefeslerde, zihinlerde, tanrıda buluşmalar..
Tepeköy'de Panagia Yortusu..
3 Kasım 2010 Çarşamba
22. İstanbul Fotoğraf Günleri Açılış Töreni

Sizlere dün bahsettiğim 22. İFSAK Fotoğraf Günleri açılışında eşim Mehtap ile birlikte hazırladığımız "Tepeköy'de Panagia Yortusu" çalışmamızdan ötürü İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı değerli hocam Tanju Akleman plaketlerimizi verdi.
Bu uzun süreli projenin karşılığını bu şekilde almak, değerli bir seçici kurulun olurundan geçmek benim ve eşim için gerçekten büyük mutluluk ve ileride yapacağımız işler için de bir itici güç.
22.İstanbul Fotoğraf Günleri Açılış Kokteyli Görüntüleri
2 Kasım 2010 Salı
22. İFSAK İstanbul Fotoğraf Günleri
İFSAK tarafından düzenlenen İstanbul Fotoğraf Günleri'nin 22.si 1 Kasım akşamı düzenlenen açılış töreni ile başladı.
İFSAK 22. Fotoğraf Günleri’ne Türkiye’den pek çok isim katılacak. Zeynep Şişman ve Ayşe Saray isimli fotoğrafçıların ortak çalışmaları olan “Soyut Buluşma” sergisi ile kendilerine “Makine” rumuzunu veren sanatçılara ait “Yedek Parça” isimli sergi, Fotoğraf Günleri’nde görülebilecek sergiler arasında yer alıyor. Ayrıca, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir’in danışmanlığında 9 öğrencinin kendi buluşmalarının yer aldığı sergi, Sema Özevin’in “Pişmaniye” sergisi, İFSAK Liseler Ortak Buluşması sonucunda üç liseden üç sergi, Yücel Zorlu’nun “Bekleyiş” sergisi ve Çanakkale Üniversitesi’nden Onur Özen’in sergisi, Fotoğraf Günleri’ne renk katacak. Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinin “Mekân ve Sonsuzluk”, Sema Özevin’in “Pişmaniye” adlı gösterileri de İFSAK 22. Fotoğraf Günleri’ne konuk olacak.
Fotoğraf Günleri kapsamında ayrıca, Ermeni Fotoğrafçı German Avagyan, kendi ülke fotoğrafı üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek. Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir, Aykan Özener ve Oktay Çolak’ın katılımıyla “Türkiye’de Fotoğraf Eğitimi ve Sorunları” paneli düzenlenecek. Yuri Mechitov, “Gürcistan Fotoğrafının Son Elli Yılı” üzerine bir sunum yapacak. Yalçın Savuran ve Neşet Kutluğ ise “Filmlerdeki Fotoğraflar” isimli oturumda Haneke filmlerindeki fotoğraf kareleri üzerine okumalar yapacaklar.
İFSAK’ın geleneksel etkinliklerinden Fotomaraton’un 16’ncısı ve Fotoğrafınla Gel’in 12’ncisi, Fotoğraf Günleri içerisinde yer alacak diğer etkinlikler arasında.
Ve tabii en bizim için en önemlisi eşim Mehtap Canver Ercan ile birlikte hazırladığımız “Tepeköy’de Panagia Yortusu” isimli gösterimizin de Fotoğraf Günleri kapsamında gösterilecek olması.
Detaylar yakında...
http://www.ifsak.org.tr/index.php?mid=479
27 Ekim 2010 Çarşamba
Havai Fişek Fotoğrafı Çekerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Cumhuriyet Coşkusu Fotoğraf Yarışması'nda 3.lük Alan Fotoğrafım Merhabalar,
Kısa bir aranın ardından blog yazılarıma devam ediyorum.
Bildiğiniz gibi İki gün sonra Cumhuriyet Bayramı kutlanacak ve İstanbul için bu kutlamaların bir başka güzel yanı da boğazda yapılan Havai Fişek gösterileri. Biz fotoğrafçılar için de tam bir görsel şölen ve şans. Bir de belediyenin ve İFSAK'ın birlikte düzenlemiş oldukları fotoğraf yarışması olunca daha keyifli ve heyecanlı bir hal alıyor.
Ben de nacizane bu yarışmalarda derece almış bir fotoğrafçı olarak kendi bildiklerimi ve uyguladıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.
Havai Fişek Fotoğrafı Çekerken;
- İlk önemli konu sakin ve rahat çalışılabilecek, tripod kurulabilecek bir mekan bulmak. Uzun pozlama yapacağınız için elde çekmek mümkün değil, mutlaka sağlam bir tripod olmalı ve sağdan soldan çarpanlar, müdahale edenler olmamalı.
- Makinenin sallanma riskini en aza indirmek için uzaktan kumanda veya kablo deklanşör kullanmak en iyisidir. Bunlar yoksa makinelerde bulunan self timer modu da işimize yarayabilir. Self-timer kullanmanın dezavantajı havai fişek patlamaya başladığında basarsanız size birkaç saniye kaybettirebilir, çok iyi ayarlamak lazımdır. Diğer malzemeleri kullanırsanız hem havai fişeklerin hareketlerini vizörden değil çıplak gözle izleme keyfine varırsınız hem de zamanlamanızı daha iyi yapabilirsiniz.
- Çekim yapacağınız mekanı önceden belirleyin. Fişekler nereden atılacak, arka planında ne yer alacak bunlar oluşturacağınız kompozisyonlar için çok önemlidir. Gösterinin başlamasına kısa bir süre kala gidip yer aramayın hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
- Kompozisyonunuzun çerçevesini mutlaka patlamalar başlamadan önce oluşturun ve havai fişeklerin çıkabileceği yüksekliği ortalama hesaplayın. Daha sonra çektiğinizde görüntüleri kompozisyonunuzda yarım kalmasın.
- Havai fişek gösterilerinin toplam süresi 10-15 dakikadır. Bütün hazırlığımızı önceden tam ve doğru yapmalı, birkaç deneme fotoğrafı ile antremanımızı tamamlamalıyız ki bu kadar kısa süreden en yüksek verimi alalım.
- Tripotunuzu kurduğunuzda ve kompozisyonunuzu yaptığınızda ufuk çizginizin mutlaka düz olmasına özen gösterin ve çekeceğiniz kompozisyonun yatay veya dikey kadraj olmasına da mutlaka önceden karar verin.
- Havai fişek gösterilerinin en büyük problemlerinden birisi de oluşan yoğun dumandır. Hele bir de hava rüzgarsız ile yoğun duman fotoğraflarınızda istenmeyen sonuçlar çıkaracaktır. Bu yüzden ilk çekilen fotoğraflar her zaman daha keskin ve iyi sonuçlar verir. İlk fotoğraflara yoğunlaşmak önemlidir.

- En önemli sorulardan birisi de hangi diyafram ve sürede çekim yapılmasıdır. Bunun için öngörülen ortalama diyafram değerleri f:8 ila f:16 arası olan değerlerdir. Ben f:11 ile çok güzel sonuçlar alıyorum. Çekim süresi olarak ise ya diyafram öncelikli moda aldığınızda f:11’e karşılık gelen enstantaneyi kullanın ya da daha değişik bir uygulama olarak makinenizi manuel modda kullanarak enstantane süresini BULB olarak ayarlayın. Burada siz deklanşöre bastığınızda makine pozlamaya başlar, deklanşörden elinizi çektiğinizde bitirir. Birkaç saniye iyi sonuçlar verebilir. Deklanşöre çok uzun süre basmayın çünkü üstüste ve aynı yerlere denk gelen patlamalar fotoğrafınızın fazla pozlanmasına sebep verecektir.

- ASA (ISO) ayarınızı düşük tutmanız iyi olacaktır. 100 ISO iyi sonuç verecektir. Çekeceğiniz fotoğraflarda arka plan siyah olacağından yüksek ASA kullanırsanız bu siyahlarda çok noise gözükecektir ve kötü sonuçlar verecektir.
- Netleme ayarınızı manuel olarak kullanın. AF ayarını kullanırsanız çekim sırasında makineniz netleme için referans bir nokta bulamayabilir ve netleme yapmadığı için fotoğraf kaçırabilirsiniz. Bu sebepten önce sonsuza veya kadrajınızın içinde bir referans noktasına netlemenizi AF olarak yapın, daha sonra makinenizin netleme modunu MF yaparak kullanın. Objektiflerinizin sarsıntı önleyici sistemi varsa bunu kapalı konumda tutun. Böyle çok karanlık bir ortamda işe yaramayacağı gibi sarsıntı bile oluşturma ihtimali olabilir.
- Hızlı hafıza kartları kullanmaya özen gösterin. Çünkü düşük hızlı kart kullanır iseniz kartın işleme süresi uzayacaktır ve bu sebepten yeni ve daha güzel bir patlamayı kaçırabilirsiniz. Eğer RAW veya RAW+Jpeg çekiyor iseniz çok uzun yazma süreleri gerekebilir. İşi şansa bırakmamak için sadece Jpeg çekmek daha pratik olabilir.
- Fotoğraf makinenizin bataryası mutlaka tam dolu olsun ve yanınızda yedek batarya olması riskleri minimuma indirmek için faydalı olacaktır.
1 Haziran 2010 Salı
Nikon'mu Canon'mu?
Fotoğraf çekmeye ilk başladığım yıllarda bir Zenith makine kullanıyordum.
İFSAK’ta eğitim aldığımda hocalara sordum, arkadaşlara danıştım ve
kendime bir Nikon F80 filmli fotoğraf makinesi satın aldım. Bu makinem ile nostalji yapmak istediğimde halen bir film takıp çekimler yaparım.
Uzun bir müddet bu makineyi kullandıktan sonra dijital teknolojinin filmli makinelerin yerini alması ile birlikte yine Nikon’un D70s modeline geçiş yaptım.
Yaklaşık 3 yıldan beri bu makinemi kullanmakta idim.
Geçtiğimiz günlerde bu makinemi sattım ve bir Canon 50D fotoğraf makinesi aldık. Aldık diyorum çünkü Mehtap Canon kullanıcısı olduğu için
ben de Canon satın alarak makine, objektif ve bilumum malzemeyi ortak kullanmanın daha mantıklı olacağını, masraflarımızı düşüreceğini düşündük.
Arkadaşlarım soruyor ya Nikon bırakılıp Canon’a geçilir mi diye, neden geçilmesin?
Her ikisi de son derece gelişimci, yenilikçi ve ataklar dijital teknolojide ve gün geçtikçe daha da iyi modeller yapıp kafalarımızı daha da karıştırıyorlar.
Nikon’mu Canon’mu derseniz, eğer bir Hasselblad, Rolleiflex veya Leica’m yoksa her ikisi de olur derim.
Sonuçta “Fotograf çekmek, aynı anda beynin, gözün ve kalbin bir olayı hedeflemesi (Bresson)” değil midir?



